Sayfalar

18 Eylül 2008

YAĞMUR

Delicesine yağmur yağıyor
Gecenin karanlığında,
Sokak lambasının ışığında fark ediyorum
Bu denli yoğun olduğunu damlaların.
Ne denli yoğun olursa olsun damlalar
Sokak lambasının ışığı yanmazsa eğer
Gecenin bu kör karanlığında
Kim görebilir;

Delicesine yağan yağmuru.

7 Ağustos 2008

gitmeyeceğim!

birgün yaşlanacağım;
elimde benekler çıkacak kahverengi kahverengi
saçlarım hor kullanmamdan ötürü zaten
çoktan beyazlamıştır.
şimdi bile yüzümde ,
yaşadığıma dair çizgiler belirginleşmişken,
yıllar yıllar sonra yaşadığımı görmeye çalışan gözlerim,
yorgun düşmüş, feri sönmüş, gittikçe küçülmüş
olsa bile görecek,
derinden gelen hayat izlerimi.
an gelecek öleceğim;
bir anda gelecek, bu yüzden göremeyeceğim
ama şimdi gelmeyecek...
gelmemeli...
gitmeyeceğim!
ayak izlerimi bırakmadan
yüreğime yeni ışıklar yakmadan
en azından,
dünyaya şöyle bir bakmadan
gitmeyeceğim!

17 Haziran 2008

Kadın... Sen Varsın!

Kadın!
Gücünü kimden aldın
Korkmaz mısın bu güçten
Yenilmez misin kimseye
Kadın!
Sınırsız sevgiden sıkılmaz mısın
Bu kadar sınırsız mı güzelliğin
Kadın!
Ne var yapamayacağın
Ellerin… Ellerin…
Göster ellerini
Kadın!
Gözlerin… Gözlerin…
Bakma bu kadar derin
Kadın!
Her şeyi mi bilirsin
Görür mü her şeyi gözlerin
Kadın!
Herkese inat yarattın
Yarattın hiç yoktan
Hiç yoktun
Yoksun
Kadın!
Bu kadar mı direndin
Yapamaz mısın
Kadın!
Var olmalısın
Var ol
Varsın.

22 Mayıs 2008

maymun iştahı

önümdeki sepette
nefis yiyecekler duruyor
başka bir şey düşünemiyorum.
hevesim geçmeden,
hepsini yemek istiyorum.

18 Mayıs 2008

Anlayacaksın!

Kendini zorlamadan akıtabildiğin gözyaşın
Hislerini son haddine kadar sömürdüğün benliğin
Ağrısına dayanamadığın kalbin
Bırakıp gidince ruhunu
Anlayacaksın… Anlayacak ve arayacaksın,
Mutsuz sandığın o sevmediğin günleri.
Arayacaksın bir bir terk ettiklerini
Anlayacaksın… Anlayacak ve ağlayacaksın,
Bir hiç uğruna vazgeçtiklerinin değerini,
Bu kadar geç anladığın için.
O çok güvendiklerinin seni nasıl bıraktığını
Geride bıraktıkların seni unuttuğunda
Görecek ve ağlayacaksın.
Bu kez o gözyaşların işe yaramayacak
Bunu anladığında olgunlaşacaksın.
Acılarla, hatalarla, terk edilişlerle ve
Yalnızlıklarla olgunlaştığın için üzüleceksin
Çaresiz kabulleneceksin.
Soğumuş bir çay, açık kalmış televizyon
Dağınık bir oda ve yalnız bir insan
Hataların sonunda kabullendiğin gerçek işte bu!
Artık zorlanmadan akıtacaksın gözyaşlarını
Sömürülecek duyguların yok bile
Ağrısına dayanamadığın kalbin tekliyor.
Anladın birçok şeyi ama nafile
Artık yalnızsın… Yapayalnız…

31 Mart 2008

hiç beklemezdim

Yerinden söküp attığım yalnızlık hayalimle
Yeniden bir araya gelmeyi beklemezdim hiç
Ellerin ellerinden ümitlenmeyi düşünürken ben
Umudumu yitirmeyi beklemezdim hiç
Gözümü karartıp uzaklara giderken içimden
Kendimi kaybetmeyi beklemezdim hiç

22 Mart 2008

veda

Hayalperest düşlerimin, gezginci sevdalarda kaybolması gibi
Bir kesik atılmış yüreğime bilinmez bir zamanda sanki
Geldiğinde bir merhabasını duymamışken
Giderken hoşçakalını beklemiş…
Günlerden bir gün bile gülmemişken
Hüzünlenmiş yine de veda sahnesindeyken
..

24 Şubat 2008

burjuvazi


Burjuvazi,
katletti içimizden ikimizi
bu iki ölü ölmeyen iki ölümsüzdür!
Burjuvazi,
kavgaya davet etti bizi
davetleri kabulümüzdür!
Biz nasıl bilirsek hep bir ağızdan gülmesini
biliriz öylece yaşamasını.. ölmesini..
nazım hikmet


Sanki eski birer dost gibiydik
Ayrılırken o köşeden
Yarın görüşürüz demek gelmişti içimden
Ama artık bizim yarınımız yoktu
Uzun zaman önce kaybettiğimiz güzel günlerimiz vardı sadece
Ve bir daha geri gelmeyecek uzun yıllarımız kalmıştı elimizde
Anladım ki;
Aşk gibi bir anda seni senden alıyordu öfke denen o meret
Yeniliyordun mutlaka
O kadar çok saklamışsın ki içinde
Sanki… Sanki…
Sanki o günü bekliyormuşsun gibi
Sanki bir kıvılcım seni tetikleyecekmiş gibi
Bir anda yıkıveriyorsun
Dönülmez yapıyorsun tüm gidişleri
Elinde değil
Beklediğin an sanki buymuş ve gelmiş gibi hissediyorsun
O kadar gözünü karartmışsın ve her şeye kapatmışsın ki
Kaybolan düşlerin seninki olduğunu fark edemiyorsun
Burnundan kıl aldırmazsın ya hani
Hani sen kaybetmezsin ya hiç
Hani giden gider kalanlar sana yeter ya
Ne kaldı geriye…
Gülmeye koşullanmış gözlerinden
Ve pişmanlık yüklü iç sesinden başka…