Sayfalar

29 Ağustos 2009

sen ben diye

bana yalan söyleme
söyleme boşuna
görüyorum doğruyu
doğruyu görüyorum
sakladıklarını,
saklayamadıklarını...
çok bildiğimden değil,
seni bildiğimden de değil,
paramparça olmuşluğumdan,
parçalarımdan birine benzediğinden,
ben gibi olduğundan,
benim bir parçam olduğundan,
parça parça edilmiş olduğumdan,
olduğumuzdan.
farklı hayatları,
farklı zamanlarda,
benzer yaşadığımızdan.
bugün kalemimin yazdıklarında,
bir parça ben olduğunda
bir parça da sen oluyorsun.
kalemimin zincirlerini,
bedenimin zincirleri gibi kilitlemedim.
zincirlediğim sadece,
baş edemediğim bedenim.
bedenimdeki baş değil,
onun zincirleri sözleri,
bazen,
dolanıyor dili,
söylediği hiçbir söz
ben diye başlamıyor
sen,
ben diye başlayınca
seni dinlemiyor.
söylediklerinin
ben diye diye
anlamsızlaşması gerekmiyor.
bu gözlerim seni anlıyor.
susmalısın biraz,
kulaklarım çınlıyor.

DELİKANLIM

Dikine mustakil bir apartımanın
en üst katında
dört köşe bir oda.
Perdesiz pencereler.
Pencerelerin dışında yıldızlı geceler.
Genç adam
alnını dayamış cama.
Ben, romanın muharriri
diyorum ki genç adama:
— Delikanlım!.
İyi bak yıldızlara,
onları belki bir daha göremezsin.
Belki bir daha
yıldızların ışığında
kollarını ufuklar gibi açıp geremezsin..
Delikanlım!.
Senin kafanın içi
yıldızlı karanlıklar
kadar
güzel, korkunç, kudretli ve iyidir.
Yıldızlar ve senin kafan
kâinatın en mükemmel şeyidir.
Delikanlım!.
Sen ki, ya bir köşe başında
kan sızarak kaşından
gebereceksin,
ya da bir darağacında can vereceksin.
İyi bak yıldızlara
onları göremezsin belki bir daha...
Delikanlım!.
Belki beni anladın,
belki anlamadın.
Kesiyorum sözümü.
İşte kapı açıldı
geldi beklenen kadın..
«— BEKLETTİM Mİ?»
«— ÇOK... Ama zarar yok..»
Kadın yakaladı genç adamı
elinden.
Genç adam
yakaladı kadını belinden.
Bir yumrukta kırdı camı.
Oturdular pencerenin içine.
Sarktı ayakları gecenin içine...
Işıklı bir deniz dibi gibi
başlarında, sağda, solda gece yanıyor.
Ayakları karanlık boşluklara sallanıyor..
Sallanıyor ayakları sallanıyor ayakları...
........... DUDAKLARI ......
Sevmek mükemmel iş delikanlım.
Sev bakalım...
Mademki kafanda ışıklı bir gece var,
benden izin sana,
sev
sevebildiğin kadar...
NAZIM HİKMET

26 Ağustos 2009

net

ne varsa içinde,
koyabilmelisin ortaya.
koyamadın mı?
ne var ki içinde!