Sayfalar

12 Eylül 2009

Gri Elbise

Etrafında hiçbir şey olmayan, üzerinde bir tane bile pürüz bulunmayan, bembeyaz bir mermerin üzerinde yalnızım. Üzerimde uzun kollu, salaş, gri renkte bir elbise… Saçlarım toplu. Kafamı yukarı doğru kaldırmışım. Gökyüzünü arıyorum, en son bıraktığım yerde. En son ne zaman içtenlikle baktığımı hatırlamasam da, en son yukarıda bir yerde gördüğümü hatırlıyorum.

Ama orada değil! Bulamıyorum… Yukarısı diye baktığım yer, yukarı olmayabilir mi? Ah! Yoksa en son içime çektiğim nefesle tüm gökyüzünü yuttum mu?

Tüm umutlarımı bir nefeste tükettim galiba. O bir nefesle daha neler yapabilirdim oysaki! Bazen en ufak bir umut bile yetmiyor mu büyük adımlar atmama. Bazen bir nefeste tükenmiyor mu kalemimin ucu.

Soluk elbisemin rengi içimdeki umudu iyice solduruyor. Değiştirmek istiyorum üzerimdekileri. Her şeyi… Her şeyi değiştirmek istiyorum. Belki o zaman içimde bir umut olur. Bir adım atarım hayatıma. Gökyüzünü ararım belki. Hem bulurum da. Yanlış yerde arıyor olabilirim. Ne zamandır uykusuzum. Aklım karışmış olmalı.

Uykusuzum ya… Gözlerim görmez oldu, kulaklarım duymaz. Hâlbuki ne kadar çok şey oldu, inan aklın almaz. Bir anda her şey oldu, bir anda her şey soldu. Beklemediğim bir anda oldu, uykum kaçtı.

Elbisemi değiştirmeliyim artık. Kurtulmalıyım içimi solduran bu saçma sapan şeyden.