Sayfalar

31 Ekim 2009

Yapboz

Bin parçalık yapbozumun,

Bir parçası sanki

Ama tam ortadaki,

Göze ilk çarpan.

Varlığında fark edilmeyen,

Eksikliğinde ise süründüren.

Yerine koyduğunda o son parçayı,

Kusursuz bir tablonun,

Kusursuz bir kopyasını veren,

Aslını aratmayan,

Vazgeçilmez bir bütünleşmeyi

Tam o anda sağlayan,

Benimle ben gibi,

Seninle sen gibi olan,

Ver o parçamı bana!

Ver de nefes alayım.

18 Ekim 2009

boş odalarım

bir gören olsa,
içim sanki bomboş bir oda
arada, bir mum yansa da
söner karanlığımda o da.
ki ben,
doldurmaya çabalarım,
boşluğun menzilinden uzak,
çok uzaklara koşarım.
burkulur bileğim her adımda,
her yeni attığım adıma şaşarım.

17 Ekim 2009

lavinia

Sana gitme demeyeceğim.
Üşüyorsun ceketimi al.
Günün en güzel saatleri bunlar.
Yanımda kal.
Sana gitme demeyeceğim.
Gene de sen bilirsin.
Yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim,
İncinirsin.
Sana gitme demeyeceğim.
Ama gitme Lavinia.
Adını gizleyeceğim,
Sen de bilme Lavinia

özdemir asaf

12 Ekim 2009

zaman

üstünden geçtiğimiz yıllara dönüyorum,
sen böyle, yeniden, ilk günkü gibi
aşkla bakınca bana.
dilime bir şarkı dolanıyor,
ve ellerin siper tehlikelere.
galiba ekşi bir tat dilimdeki,
limon çiçeği etkisindeki,
aynı tat mı sendeki de,
ben aynı mıyım kalbindeki.
yıllar bu kadar,
dalgalı, hırçın
ve mavi sular gibi derin derin geçmeseydi,
acaba çilek tadı mı olurdu dilimizde?
gözlerime yabancı olmayan bedenin,
ruhuma bu kadar sıradan gelir miydi yine.
olup olacağı buydu elbet,
zaman,
senin ve benim esirgemediğimiz desteğimizi
esirgedi bizden
tam tutarken ellerimizi.

3 Ekim 2009

dolandırıcı

Nitelikli bir dolandırıcı,

O kadar nitelikli ki,

Müthiş inandırıcı.

Dolandım boynuna

Fısıldadı kulağıma

Hep yalan dolan.

Ama yok mu inanan?

1 Ekim 2009

Ayakta duran ben,

Yıkılan yaralanan da.

Toparlanıp kalkan ben,

Tökezleyip düşen de.

Kim ne derse desin,

Bildiğimi okuyan ben,

Canına okunan da.